6 Kasım 2007

Değişim

bunalmaktan sıkıldım ve değişimin gerekliliğini gördüm.. Her zaman mecburiyetlerden ve gerekliliklerden nefret etmiştim oysa.. hiç bir zaman unutamayacağım.. 1 dakika önce neşe içinde ve salakça bir coşku ve umutla uçarcasına giderken.. 1 dakika sonra acı ve şaşkınlık içinde çaresiz ve merak ve de sinirle kenarda sıtüstü yatıyor olmak.. hiç bir böceği tes çevirip o bacaklarını oynatıp debelenmesini izlediniz mi? ölmediğine şaşmak.. sakat kalmadığına şaşmak.. haftalar hızlı geçiyor ve ihtarı anlıyorsun.. hayatı hayat olarak yaşamak. bir kere geldim bunun tadına varmam lazım gafillerinden olamayacağını idrak etmeme rağmen kendimi nefsime vermeye çalışmak ama becerememek. arada kalmış olmasan zaten farketmezsin.. arada kalmış olmak o acı seni bütün olarak tüketirken şansına kırmızı damlalar akıtmalısın gözlerinden.. iltihap. gerginlik ve acı sana yoldaş ve düşman..

bu değil diye bütün hücrelerin haykırırken ve "bu"nun ne olduğunan tamamen emin olarak karanlıkta yok olmaya çalışmak.. aptallık kesinlikle kendine mantık bulabiliyor. yazmamalısın. yazmamalısın. ve asla bilmediklerin hakkında konuşma.. en önemlisi acıma..

2 Ekim 2007

See

Görmek yetmiyor genellikle..
Aslında hiç.

İnsan olmanın yaşamanın bir nedeni olmalı. Çalışmak okumak tarihini yaşadığın coğrafyayı ve dünyanın işleyişini formulize etmeye calısan bır matematii fizii bılmek bunlardan yenı formuller cıkarmak yenı ınventıonlar cıkarmak ve bunlarla yıllarını gecırerek olup gıtmek olamaz
hıkaye yazmak gorduklerını yazmak fılme cekmek resım yapmak muzık yapmak oynamak
konusmak hıtap etmek
etkılemek pesıne bır suru ınsanı takıp kendınce belırledıın doorulara o ınsanları da suruklemek
hayır hayır
bunlar hep ama hep dunyaya aıt
ve benım bır sure yasayıp oleceım bır dunyaya aıt seyle yasamımı gecırıp tuketmem gercekten yapmam gereken sey olamaz
bın yıl once butun bır omrunu harcayarak dunyanın en yuksek kerpıcten evını yapmıs adamın yasadıı omrun bugun ne deerı var
eer onun bır deerı yoksa bugun benım elımdekılerle yapabıleceım hıcbırseın de bır deerı olamaz
o zaman hayat buna harcanmamalı
bu hayatta yapılması gereken baska bırsey

mutluluk ya?
o da mumkun deıl
kımı kandırabılırım kı
hele kendımı?
asla
su anda bunları yazarken dunyanın her kosesınde bırılerı aalıor bırılerı kursunlanıor
bırılerı ıntıar edıor
bırılerı bıcaklanıor
bırılerı kaza gecırıor
ve yuzlerce ınsan oluor
acı perde perde yayılıor
acı heryerde
bu kadar acının ortasında ben hıc hıssetmeden ve bunların varlıına bılıncımı tıkayarak ne yaparak mutlu olabılırım
mılyonlarca cocuk acken kendı cocuumu severek mı
mılyonlarca kadın ıskence gorup tecavuze ugrayıp karnı desılerek cocukları ve kendısı oldurulurken askımın duduaklarında kendımı zevkte kaybetmem mumkun mu
dunyada bulunan paranın hepsıne sahıp olma hırsıyla ben kazandım dıyerek cebımde kasalarda hesaplarımda paraları ıstıfleyerek bunlara sahıp olması gerekırken elıne ulasmayıp aclıktan olme noktasına gelen fukaranın acı yuzunu gorerek mı
bır ferrarı x kadar kısının aclıktan olmesı demek deıl mı

basarılarında kendını ustun goren, basarısızlıına uzulen olmak
ne kadar bos ne kadar manasız hangı basarı hangı basarısızlık?

bılmıorum
baska bırsey var
Allahım sen benım aciz aklımı koru.

29 Eylül 2007

sanırım buraya kadar...

15 Eylül 2007

Ben

Dalgalar büyük,
Dalgalar köpüklü..
Ruhum üzerinde patladıkları
Kaya parçası
Hayat ise, çorak çakıl kumsal
Ruhum, arada duran
İnatçı sivri
Küçük kaya
Su ulaşmaya çalışır çakıllara
Yetişemez
Çakıllar suya doğru incelmeye..
Ben ise, arada tek başına
meze olmuş
bu danışıklı sahte mizansene
Eksiliyorum, sertleşiyorum
Gün geçtikçe..

7 Eylül 2007

Alkış

askerden beri uçağa binmemiştim. geçenlerde binince anımsadım. rötarlı olmasının dışında problemsiz bir yolculuktu ve indiğimizde o saçma ses beni bir anda irkiltti. alkışlar. bunu çok salakça buluyorum ve tiksiniyorum. gerçekten tehlike dolu hava boşluklurında sarsılınılan bir yolculuk sonrasında inildiğinde birazcık anlamlı bulabilirim bu alkışlama olayını ama ortada hiçbirşey yokken alkış işte bu beni güldürüyor.
o kadar herşeyde bir duygu bir heyecan bir tehlike bir dikkat çekme ihtiyacında olduğumuzu milletce yada kendimi katmayayım bu türklerin öyle olduğunu ortaya koyuyorki.
hep böyledir ve nefret ederim. zihnimi yorar ve tiksindirir.
araba alırız o en iyisidir
çocuğumuz olur en kralıdır
hayatımız herşeyden önemlidir

aldığı bir fordun neredeyse mersedesten iyi yanlarını ortaya koyan insanlar tanımışımdır. ne kadar aptallık
boş bomboş hayatlar bırak mersedesin olsa bu iyi olsa neye yarar ki

ölümü düşünmeye devam ediyorum
john grisham etkiledi beni yazdığı belgesel dava ile.. the innocent man

alkışlayın
duygularınızı hareketlendirin
komikler

bir de kurallar ve şablon insanları vardır bunlarla alay eden ve uygulamayan insanlardan raatsızlık duyar ve bu kendilerine çizdikleri güven alanlarının yıkılmasından endişe duyup sıkı sıkıya yapışırlar zavallılar
maddeye sarılmak
hayata sarılmak ne anlamı var ki
bir gün o kurallar senin aleyhine bir yanlışta senin hayatının 30 yılını çizip atabilir.
düşünmeden algılamadan sorgulamadan gerçeklere ulaşmaya çalışmadan anlamsız yaşam insancıkları
iyyh

aşk ve evlilik

çevremden bir kaç bekar arkadasım daha evlendi ve gündemde yine bir sen ne zaman evleniosun topici dolaşmaya başladı. bir ortamda söylerken farkına vardım ben evlenemeyeceim.
birisi sorduğunda farkında olmadan ağzımdan dökülen bu laflar beni de şaşırttı ve bazı şeyleri kabullenmemi sağladı.
- sevgilim olursa evlenirim. (bu arada düşüncemde sevgili tanımını yapıyordum ve aşkve aşık olmayı düşünerek bunun nasıl imkansız olduğunu düşünüyordum)

ben cünkü aşığım. 10 sene oldu belki ilk ve tek ve de şimdiye kadar değişmeyen bir şekilde birisine aşığım ve onunla birlikte olma durumumuz görünmüyor. dolayısıyla da evlenemeyeceğimi anlıyorum. bazen çocuk isteklerimle evlenmeyi düşündüğüm anlar oldu ama başka insanların çocuklarıyla haşır neşir oldukça şunu da çok iyi anladım ki çocuğun babasının ben olması yetmeyecek çocuğun annesine de çok büyük sevgiler duymalıyım ki o çocuğu sevebilmeliyim onu büyütmek ve milyon sıkıntısına katlanmalıyım eh böyle bir anne adayı da bir tane var..

sonra düşünüyorum peki neden böyle bu bana haksızlık değil mi sonra başka açılardan bakarken belki de benim ruhen ve karakter olarak evlenmemem gerektiğini görüyorum ve böyle bir aşkın beni yanlış evliliklerde buhranlar içinde olmaktan koruduğunu görüyorum.
herşeyin hayırlısı
ha yalnız hayat da bazen sıkıcı olabiliyor ama sevmediğin bir insanla yaşamaya çalışmanın ne manası var ki ben sevmediğim birileriyle arkadaşlık bile edemiyorken..

Sex

Garip bir durumda buluorum kendimi hem şaşıorum hem de izliyorum. bir on yıl gecikmeli olarak hayatı yaşayan birisiyim buna giderek ikna olmaya başladım. 20 lerimde teen gibiydim şimdi otuzlarımda twenty something gibiyim. seks konusunda sapıttım seçici ve isteksizken bir anda her çeşit bedeni merak eder hale geldim. istiorum arzuluyorum alıorum tadıyorum. tek sevmediğim uğraşmak o değişmedi. sekse ulaşmak zahmetli olmamalı oyunlarla ve nazlarla dolu olmamalı hatta bunlar hiç olmamalı en çok merak ettiğim bu aralar 40 lı yaşların kadın vucutları..
kadınlar gerçekten çok estetik çok çekici çok muhdeşem fiziki yaratıklar
beyin mi anlaşmak mı mmmh ne gerek var zevk ve eylenmek dururken konusmaya ve baska seylere
hayat kısa tadına varmak güzel
böyle düşünen karşı cinslerimi de ayrıca çok seviorum
aptal gelenek kurallar ve tabular defolun..
ha fiziki istek uyandırma temeline saygım var o ayrı..