Teoriler oluşturdum.
Kapılar ve seçenekler vardı. bilinçlendiğimiz andan itibaren devamlı ilerleyen ve geri dönüşsüz bir kayan platformda karşımıza çıkan kapılardan birini seçerek ileriediğimizi düşünüyorum.
uzun genişce bir koridor karşımızda bazen yüzlerce kapı bazen birkaç.
ben seçeneklerimi utanmazca harcadım. birçok insan seçenekleri çok olunca durup düşünür kararsız kalır. bense bu aşamayı sevmem önce düşünmeden tercihimi yapar sonra düşünmeye başlarım ve seçimimle başbaşa iken ondan nefret ederim..
bir de seçeneklere ittirildiğimiz anlar var.
kendimiz seçemeden arkadan itiirilerek geçirildiğimiz kapılar yüzünden bir sonraki seçeneklerimiz ne kadar değişti.. nasıl bir insan olduk.
ama işte zaman geçtikçe ve yol uzadıkça geçilen kapılar çoğaldıkça bir sonraki karşımıza çıkacak kapı adedi azalıyor ve neredeyse yok oluyor. bugün anlıyorum hayatın anahtarı hızlı hızlı gitmek değil, en verimliyi en güzeli en keyifliyi seçmek değil bir sonrasında ihtiyaç duyacağımız seçeneklerin en fazla olabileceği tercihleri yapmaktaymış.
Ben koşa koşa artık kapısı olmayan bir odaya hapsettim kendimi..
genç yaşımda tükettim kendimi..
6 Ocak 2010
25 Aralık 2009
Jane'i görmek..
Çok uzun zaman olmuş aylar hatta Jane'i görmemişim. içime neşe veren bi rahatlığı var.. unutmuşum neredeyse..
Ama Jane sıkıntılı kaygılı artık hayat onu da içine çekmiş.
Ama yinede Jane bir şekilde aynı Jane.
Gülümseyen, neşeli, anlatacak şeyleri olan...
küçük detaylarda keyir bulan hayatı kendine zindan etmeyen
yaşayan
ve hoş kıçlı jane..
sarıl bana jane sorma sarıl
daha insanca daha saf daha lezzetli ne var ki bu dünyada..
huzur dolu kollarla sarmalanmak
Çok uzun yıllar boyunca kucukluumden bu yana hep aynı ruyayı duzensız sıklıklarla gordum
manası ne acaba
hıssetmek bunu cok garıp
ıcımı bır hoş eden hıs hala cok yakın cok taze cok canlı
http://vatansizkral.blogspot.com/2008/08/grnt.html
22 Kasım 2009
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)