21 Nisan 2010

When I am through with you, There won't be anything left.

9 Nisan 2010

08 Nisan 2010 Courtney Pine @ Babylon

Yıllar öncesinin Chico Freemaninden sonra cazz a ikinci maruz kalışım. Babylon cazzz dinlemek için bence uygun bir mekan değil.

Ama maksat aktivite olsun, canlı birşeyler dinlemek olsun. Zaten müzik dediğin nedir ki hakkıyla dinlesen ne olur ki diyorum ve babylon kombine bilet cıkarsın istiyorum..

8 Nisan 2010

44 ve son..

Beni neden bu kadar etkiledi bir ölüm bilemiyorum. Arkadaşlarımın yakınları ölünce falan biraz üzülüyorum onları ve hissettiklerini hayal ediyorum bu beni etkiliyor ama hiç böyle etkilenmemiştim. Görüştüğüm yada bildiğim en azından çok seneler öncesi hariç bir insan da değil.


Kaç sene olmuştu tanıdığımda.. 12 belki de 15 tam anımsayamıyorum. 16 yaşında olabilirim yada 17 bir yaz tatili ve ben tatil yapmazdım. gider holdingde bir yerlerde çalışırdım. yine böyle bir durumda karşılaşmıştım. Belki de etkilenmemin sebebi benim şu andaki yaşlarımda olması olabilir tanıdığım zamanda.. Çok fazla konuşmamışımdır da.. Ama net hatırladığım bir şey vardı. Arkadaşlarını ikna edip istanbulun bugün şehir merkezi sayılan yerlerinden o zaman için dağın başı denebilirdi arsa almaya çalışırdı. 10 15 sene sonra değerleneceğinden dem vururdu. Türkiyenin en başarılı 3 üniversitesinden mezun çılgın zeka dolu bi adamdı.. şimdi düşündükçe hayallerini isteklerini bugün benim yaşadıklarımla eşleyerek o gününü anlayabiliyorum. sanırım bu etkiliyor beni. herhalde evliydi belki de çocukları da vardı ve bir gün 44 yaşında bir kalp krizi bir ameliyat ve orada son.. daha çok daha ilerisini hala düşündüğümüz düşüneceğimiz bir anda hayata veda. ne kadar zeki de olsan ne olursan olsan neler yaşamayı planlasan istesen ve bunlara birer birer sahip olmaya başlasan da seni dinlemeden ansızın gelebilen ölüm..

bazen 18 yaşında bir otobüste otururken bir molotof kokteyliyle de seni bulabiliyor.

dünyaya yapışmak, istemek hayal etmek.. garip duygular içindeyim. gerçeğe çok yakınmışım gibi hissediyorum..

4 Nisan 2010

03 Nisan 2010 IAMX @ Babylon


Beklediğimi bulamadığım bir konser oldu. Belki zihnen ve bedenen çok modda olmadığımdan da olabilir. Chris de ööle aşırılıkları törpülenmiş bir moddaydı. Sahnede bir hareket olmadı. Ses arada saçmalasa da fena değildi. İnsanlar IAMX i baya öörenmişler eşlik etme durumu yaygındı. Yine de değişiklik oldu. Özlemişim dışarda takılmayı mekanlara gitmeyi.. Alkolsüz de olsa olabiliri gördüm sanırım daha fazla yapıcam bunlardan..


2 Nisan 2010

Boşluk

İçimde doldurulamayacak bir boşluk hissediyorum yıllardır. Her geçen gün büyüyerek bugünlere geldi. O kadar büyük o kadar uçsuz bucaksız ki.. Diye düşünürken aslında öyle olmadığını farkettim. Bu bir ilüzyon.. Nerede olduğumu farkedemiyorum sadece yada o kadar kör olmuşum ki içinde bulunduğum o harika yerin nasıl birşey olduğunu unutmuşum. Zifiri karanlıkta hiçbir şey göremez ve hiçbir yere kıpırdayamazsınız ve işte o zaman kocaman bir boşluğa düştüğümü zannetmemden doğal ne olabilir. Arada huzursuzlanmalarımda elime birşeyler çarpınca acaba olsam da karanlık beni korkutuyor ve tüketiyor.

Ama Allahtan kör değilim sadece gözlerim kapalı.. Açabilirim. Açacağım..
Tersi için ancak aptal olmalıyım..


Pacific

Spielberg, Tom Hanks ikilisi savaşa olan takıntılarını sürdürmeye devam ediyorlar bu kaçıncı proje 4 mü oldu.. Her neyse olay bu değil.. seyrettikçe bir garip oluyorum. Savaş.. İnsanların birbirlerini öldürmesi. Pasifiğin ortasında bir adada hiç karşılaşmamış etmemiş insanların birbirlerinin üzerine kurşun yağdırması. Saniyede bilmem kaç insanın ölmesi. 19 20 yaşlarında daha hayatına başlamamış insanların ölüp gitmesi. Onbinlerce yüzbinlerce ölü insan. Ölmek..


Ne kadar garip doğuyorsun büyüyorsun çocuk ve ergen oluyorsun ve zaman geçtikçe hırsların yüzünden isteklerin ve hedeflerin yüzünden başka insanların canını yakıyorsun hatta öldürüyorsun. Bunu kendini koruma adına yapıyorsun yada kendini öyle kandırıyorsun. Garip..
Vahşice ve iğrenç birşey savaş ne kadar manasız birşey. İnsanların birbirlerine üstünlük kurmaya çalışması bunun için kendilerinde zalimliğe hak görmeleri.

Sevmek, ve sevilmek neden buna ulaşmaya çalışmaz insan. Neden egosunun peşinde koşar. Neden yüksek standartlar peşinde koşar. Neden daha yukarı bakar.
Ah anlayamıyorum. Kendimi de anlayamıyorum.

Parenthood

Bir süredir fikir olarak aklımda dolanan kalabalık bir aile filminin dizi versiyonu. Seviyorum böyle bissürü karakterli, dengeli ve güzel yazılmış diyaloglu dizileri. oynayanlar da başarılı olaylar da başarılı.. Belki bir gün filmimi de çekebilirim. Seyrettikçe yapılması gereken bir proje olduğunu düşünüyorum.