Bir sylvester gördüm sanki..
Thank you. Thank you. Thank you Emelmabel.
Bu harika yastık ve daha niceleri gibilerinden sizde isterseniz tiklayınız. :)
dümdüz bir ovada çimlerin arasında koşarken ayağınıza batan diken sizi duraklatır ve keyfinize iki damla limon sıkar ya işte onun gibi birşey...
Umarım güzel günler olur önümüzde.. Umarım çevremize sevgi verebildiğimiz ve misliyle geri alabildiğimiz, gözümüzün yükseklere değil önümüze baktığı yıl olur.
Sağlık önce sıhhat ve afiyet arkasında olsun inşallah.
Mutlu olmanın en önemli noktası etrafında dertlerle değil mutluluklarla varolan insanların olması. Umarım bu sene herkes mutlu olur..
Hırslarımızla kendimizi ve dokunduğumuz herkesi boğmadığımız, saygıyla yaşayabildiğimiz bir yıl olması temennisiyle..
2013 çok bilimkurgu geliyor bana...
Çok güzel işlenmiş nefis bir film. Ekonomik sıkıntıyı, liderlerin orada burada çıkıp söylediklerini, korkunç tabuların tabusu bir kiralık katil diyaloğunda boğup dalga geçmek. Harika..
Ben gerçekten bu filmleri neden beğendiğini anlayamıyorum insanların ve çok merak ediyorum. 3 saat boyunca bir de 3D maruz kalınan bir işkence oldu benim için..
Tamamen yaşadığımız hayatın bir alternatif hayatlaştırılmış hali ama hiç bir anlamı yok ne bana neşe katıyor ne heyecanlandırıyor anlamsız bir avuç çirkin kısa boylu erkeğin zaten gündelik hayatta görüp şahit olup içinde yaşadığımız saçma sapan huylar ve huysuzluklarla dangalakça yaşayışlarının hikayesi.
Hani bir bilimkurguyu anlayabiliyorum. İnsanın düşünmediği şeyleri hayal edip yeni fikirler katabiliyor, bir dramı, bir biyografiyi, destansı bir hikayeyi anlayabiliyorum ama ne zaman geçtiği belli olmayan karakterlerinin hiçbir çekiciliği olmayan komik olmayan sevimli olamayan bir hikayeyi anlayamıyorum. Yok fantezi dünyasıymış yok elf dili varmış yok kötü varmış yok iyi varmış falan da filan da ulan yaşadığımız hayatta da bunların aynısı var..
yüzüklerin efendisi de böyleydi, avatar da böyleydi.. herkes bayıla bayıla gidip seyretti. Ben de onları şaşkınlıkla izledim.
Çok gelecek vadettiğini düşündüğüm, olgunlaştıkça keyifli olacak bir site açılmış. Bence herkes üye olmalı ve o evimizin ofisimizin yaşadığımız alanların keyif aldığımız özenip bezenip tasarlayıp dekore ettiğimiz kendmizi yansıttığımız alanlarını burada paylaşmalı.. Ben Decosetterı beğendim..
Vaha.. Düşünün. Çöl sıcağında.. bitap düşmüşsünüz. Tükenmişsiniz. Umudunuz da yok. Yanınızdaki son damla suyu içeli saatler olmuş. Ağzınızın içi kuruma noktasını geçmiş, diliniz kemikleşmiş.. Halüsinasyon ama acı veren halüsinasyonlar görüyorsunuz adeta. Ve daha ileriye gitmenin anlamsızlığı içinde son bir kez daha göz alabildiğine kum sıcak ve ulaşılmaz duran yakıcı gökyüzü dışında hiçbir şey olmayan dört bir tarafınıza bakarken yeşillikler içinde kocaman dallarından büyük yaprakların sarktığı bir ağacın gölgesinde kenarında sazlıklar olan bir küçük göl, öylece duruyor. İnanmıyorsunuz ama bir adım atıyorsunuz.
Kuşkucu bir bakışla adımlar birbirini takip ediyor ve adımlar koşar adıma derken takatsizlikten yere kapaklanılmış ama hala görüntünün kaybolmamasından alınan güçle umutlu bir sürünmeye dönüşüyor. Mutluluk. Zevk. Sonsuza dek orada yaşama isteği. Sizden daha fazla bir vahanın değerini bilecek kimse olamaz...
Mutluluk. Ama işte inanacaksın. Köşeden kafanı uzatıp bakacaksın, göremiyorsan hala gözlerini kısacaksın görmeye çalışacaksın daha da yaklaşacaksın. İşte sonra birden bütün aydınlık enerjisiyle güneş doğacak ve sen hala aradığın için tüm çıplaklığıyla mutluluğu bulacaksın. Aslında hep orada hep yakında sadece kendini karanlığa ve onu bulamadığın yerlerde ısrarla debelenmeye bırakmazsan bulabileceğin yerde..
dümdüz yürü ezilsin kaldırım taşları..