3 Aralık 2013

37

Ve işte 1 yıl daha geçti. 37 vay be oluyorum söyledikçe. ne zaman geçti bu yıllar. Bugün bunca yılın beni getirip de buluşturduğu akıl, kalp ve vicdan sentezinde etrafımda şahit olduğum çaresizliklere elimden gelen birşeyin olmaması ve bunca yıl elimden gelen birşeyler olması için uğraşmamış olmam.
Dünya hep acıya odaklanmış, elbette mutluluklar güzel şeyler var ama genel olan ve büyük resim hep kötü acı ve hüzün dolu. Küçük mutluluklarımıza kendimizi kapatıp sınırlayamıyorsak bir kişinin mutlu olabilmesi bu dünyada mümkün değil. Dünya acılarla boğuşurken, iyi görünüp de insanlar her yere içinden pislik akıtırken, yolda giderken acı içinde zorda insanlar gördükçe.. aldatan kötüye çalışan insanlar gördükçe bu dünyanın içinden mutluyu kendine çekip almaya çalışmak bunları yok sayarak gülümsemek.. ben yapamıyorum.

Ne zaman bu kadar acımasız ve bencil olduk. Neden sevmiyoruz ve sevilmeye karşılık veremiyoruz. Neden nefret etmek için uğraşıyoruz. Nasıl şişti egolarımız bu kadar. Hiç olduğumuzu bile bile ne zaman bu yalanlarla kendimizi kandırır olduk.

Geçen gün bir yerde okudum. Evliya Çelebi 1611 yılında doğmuş ve doğduğunda babası 100 yaşlarında imiş ve 142 sene yaşamış. NE kadar doğru bilgi bilmiyorum ama 140 yıl yaşamak ortalama ömür 80 iken..

24 Kasım 2013

Cemaat Dersane Hizmet - AKP

Valla AKP ve tabi ki onun da detayında Tayyip Erdoğan korkunç başarılı hamleler çok başarılı hedeflerle uğraşıp ülkeyi sıkıştığı dar kalıplardan kendi muhafazakar ama vizyoner bakış açılarıyla düşündükleri noktaya taşıyorlar. Bunu yaparken günlük kazanımları değil hem günlük hem de orta ve uzun vadeli kazanımları hedefleyip gerçekliyorlar. Bu ülkede bu hiç yapılmamıştı ve bunu başarabilenin olacağını da sanmıyorum. Ülke hem şehirler hem 3 ana şehrin dışındaki insanlar ve hayat standartları açısından korkunç bir gelişme gösteriyor. Hayat standardı giderek olması gereken haliyle daha geniş tabana yayılıyor.

Ve bu noktada kendisini din temelli bir oluşum olarak niteleyen ve yaptığı işlere hizmet diyen bir grup, halkın yarısını arkasına almış bir lideri ki en temel özelliği kendisine destek vereni ölecek olsa bile yolda bırakmamak ama kendisine köstek olanı da ölecek olsa bile yine de yanına yaklaştırmamak olan bir lideri kendi etki alanı altına alabileceğini düşünüp elindeki medya ve benzer araçlarla muhendisliğe girişti. Ve tabi ki bu durum direk tepkiyi ve gücün kimde olduğunun gösterilmesi ile kendilerine iletildi. Ama kendini koz zannedenler çirkinleşerek son demlerini haykırıyorlar.

Bİr cemaat dinle meşgul olması gereken bir grup siyasete el atarsa sonu parçalanmak ve eleştirilmek ve yok olmak olur. Benim gözlemim son olaylarda şu oldu cemaat sempatizanlarında Gülenizm başgöstermiş. Benim denk geldiğim konuşmalarda anlaşılamayan edebi eski dilde cümlelerde kalplere dokunmaya çalışan bir hatip ustası olan bir Hocaefendinin sözleri alınıp insanlar tarafından kendilerine rehber edinilmiş. Ama bu sözler ne Allah kelamı ne peygamber kelamı ne de eshabın tabiinin ne de tebei tabiinin. Hocaefendinin kendisinin ve edebiyat olmaktan öteye de bir manası yok. Ama sanki işte hocaefendi boyle dedi diyerek insanlar birbirini susturuyor ve dini bir kelammış gibi akan sular duruyor. Hocaefendi ne derse göz kırpmadan uyuluyor. O kadar ki ülkede inananlara engin kapıular açan bir lider bile kufurlere gark oluyor. Ben en çok Hocaefendi vefat edince olacakları düşünüyorum. Ehli sunnetten alimlerinin sözlerinin nakli olmayan içinde fıkhı bir bilgi olmayan bu edebi sözler alınacak ve baş tacı yapılacak. Ve gulenizm diye bir hareket belki de yeni bir din oluşturulacak. Yazık. Turkce olimpıyatları dıye bir organizasyona islamın en buyuk cıhadıymış gibi davranan oysa temelinde dinin haram kıldığı muziği belki de hayatları boyunca dinlemekten imtina etmiş insanları stadyumlara toplayarak dinletıp gunah işleten bir organızasyondan baska bır sey degıl. Ne turkce nın yayılması ne de sarkılar turkuler dının emrı. Peki bu nasıl bir kafa yapısı ve efsunlanmakı ınsanlar bunu hızmet olarak degerlendririyorlar.

Dersane olayı mesela 20 30 yıldır bu sektoru somuren ve bu sayede tamamen aptal dusunme ve fıkır uretme yetenegı olmayan bir yıl ıcınde onlarca dersın yuzlerce konusunda onbınlerce soru cozdurerek ezberletıp sıkları verılmıs sorudan cevabı cıkarmayı alıstıran bır egıtım sıstemını savunmak kadar ahmaklık ınsanlıga zarar verdıgını gorememek olur mu. Çarpık bir sınav sıstemınden nemalanmayı bıle bıle surdurup o kadar yıllar boyunca bunun duzelmesı ıcın elındekı egıtım ve kamuoyu gucunu kullanmayan bır dın ve hızmet hareketı dusunulebılır mı.

kı o okullarda ve dershanelerde kednılerıne yakın olanların notlarını puanlarını ortalamalarını artırıp dıgerlerını dusurerek haksız ve adaletsız kazanclara ımkan veren dın ve hızmet hareketıne ne demelı. yazık. hakkın hukukun yendıgı yerde ınsanların basına bır gun belalar gelır. basına gelene ben ne yanlıs yaptım dıye bakmalı ınsan.

Bır yanda urfaya otoyol yapan ınsan dıger yanda onun onunu kesmeye calısan bır guruh. Bır yanda tek basına mılyonlarca kısının yaptıgından kat be kat daha onemlı hızmetlerde bulunan bır ınsan dıger yanda dını ogretıp ehlı sunnetı ogretemeyen ve belkı de bır cok ınsanın felaketıne sebep olan bır olusum.

23 Ekim 2013

8)

22 Ekim 2013

Evlenmek

Yaş 36 ya ramak var. Ve hiç ummadığın anda, dua etmeye niyetlenirken kendini evlenmiş görüyorsun. İnsan olumluyu isteyince Allah bin katını düşünebileceğinden hayallerinin çok ötesinden nimetlerini veriyor. Hazır ulaşılmış nimetler değil de, arzu edilen hayırlı nimetler insanı doyuruyor, mutlu ediliyor. İçimizdeki azgınlıkla, biz olanı ayrıştırıp kendimizi yüceltmeliyiz. Kavuşunca etkileşim milyon üstü milyon oluyormuş..
Seviyorum seni canım.. Bir tanemsin. Güzellikler benden sana geçsin.. Senden bana..

16 Ekim 2013

Yuh

Amma boşlamışım bloğu yahu.. vay be. yazmayı unutmuşum resmen. Bu aralar politika üzerine fikir yurutmek hosuma gıdıyor. Gecen gun bırseyler konusurken gecmıs donem olaylarını analız etme fırsatı cıktı onume ve kafamda bırseyler netlestı merak ederdım o zamanlar ne oldu dıye su an dusunduum bu teorı cok akla yakın gelıyor.

2002 yılında bır partı kuruluordu troyka dıye 3 tane adamı sısırıolardı. ısmaıl cem le husamettın ozkan bu partıyı kurmuslar kemal dervısı beklıorlardı ha katıldı ha katılacak derken bı turlu katılmamıstı da sonra chp ye gecmıstı. ısmaıl cemın partı de yok olup gıtmıstı. hep bunu merak etmıstım ne oldu da o olusumu bıtırdıler dıye. Sanırım orada sorun ısmaıl cem ın kanser olmasıydı. o uclunun bırı bır sure sonra olumcul bır hastalıga yakalandıgı ortaya cıkacagı ıcın bu olusumu gerceklestırmeye calısanlar yenı bır arayısa gırdıler ve o anda tayyıp kendısını hocadan ayrılmıs ve akıllanmıs! bır ımajla sunarak bunlara ıyı pazarladı. ısraıl bıle adama ınanıp nısan falan verdı. Bunlarda yuzde 30 uzerınde bır chp ye kucuk ortak olacak ve muhafazakar kesımı temsıl edecek ama kendılerıne uyum saglayacak bır akp koalısyonu olur ıstedıgımız gıbı at oynatırız dıye kurguladılar. ama cem uzanı hesaba katmadılar. dyp mhp baraj altı kalınca akp tek basına ıktıdar olma hakkı elde ettı. chp ye gıren kemal dervısın ulkeyı malı acıdan ham yapılmaya hazırlama surecı sekteye ugradı chp de ıktıdar olamayınca ısın fenası kendını ıstraıle bıle yakın gosteren tayyıp de basbakan olmayınca bı anda korktular ve denız baykal en buyuk rakıbı olacak adamın cezasını kaldırtıp basbakan olmasının yolunu actı. zaten secım oncesı koalısyon umudunda baykalla tayyıp ugur dundarın programında falan bıraraya gelıyorlar bırbırlerıne cıcek atıyorlardı.

helal dıyorum tayyıpe
bu kadar ınce calısılıp kendı ajandasını o kadar gucsuzkenden baslayarak bu kadar partıyı bırarada tutarak ve zamanı geldıgınde mılım mılım ısleyerek gerceklestırır bır ınsan. bır yandan da cemaate guluyoryum bu adamı etkı altına aldıklarını zannedıp bundan olmadık taleplerde bulunup oylarının su kadarı bızım gozdagı vererek sındırmeyı ve ıstedıklerını yaptırmayı kendılerıne hak gorduler ama tabı hayatı bu polıtıka oyunlarıyla gecmıs bırısı yer mı bunları su anda butun bu acemıce heveslılıklerını kazandıkları butun cephelerden tasfıye olarak oduyorlar. dershanelerın kapatılması vs. Umarım akp 3 donem kuralını gevsetmez umarım bır gun yanlıslar yapacak olsada sıstem devam eder ve ona gore o sıstemden kım cıkabılıyorsa o basa gelır. cunku ulkenın ıhtıyacı olan arkasında kuklalar bırakılarak baska mevzılere gecen yonetımler degıl kım olursa olsun savasarak ıktıdarı elde edenın tam yetkı ıle yonettıgı ıktıdarlar. yanlıs karar bıle kaos ıcınde manıpule edılmekten ıyıdır. en azından yanlıs yapanlar yaptıklarını oder ve tasfıye olurlar obur turlu bır gelıp bır gıdıp ulkeyı on yıllarca harcıyorlar. Kendı cıkarları ıcın kaosu ısteyen ve bu sekılde yuzbınlerce ınsanın sefıl olacagını bılenlerden de tıksınıyorum. kendı rahatı ıcın mılyonlar olsun bıtsın yada hepsı fıkrını deıstırsın yada su bu dıyen herkes asaılık ve mıde bulandırıcı bence.

23 Ağustos 2013

Vakit Su gibi Akıp Gidiyor

O kadar hızlı geçiyor ki zaman yakalayamıyorum. İnsanın yapacak çok şeyi olduğunda ne kadar az şeyi bir güne sığdırabildiğini görmek çok garip. Bazen planlarını hesaplıyorsun bir değil bir kaç ömür yetmez bunlara. Ne acaip. Yetmeyeceğini bile bile hırsla daha fazla yapmaya çalışmak, daha fazlasına ulaşmak için çırpınmak.. Kendime şaşıyorum çokca bu aralar.

Hayatta herşey hedef ve amaçla başlarmış ben bunu pek bilememişim. Başarılı olmanın hala önemli olmadığını düşünüyorum. Tevekkülün hala hayatımızın en önemli duruşu olduğunu düşünüyorum. Tedbir ve tevekkül geri kalan herşey yalan kendini kandırmak.

Dünyada bu arada her zaman olan olağan senaryolar artık Türkiyede gündem tutmaya başladı. Twitter ve Facebook iğrençliklerle doluyken bir yandan da bu olağan olayların dikkat çekmesini de sağlıyor. Yüzyıllardır hep bir yerlerde müslümanlar katledildi. Nerede bir sıkıntı var nerede toplu katliam yapılıyor ya birilerinin parasının önünde duran herhangi bir insan topluluğu yada müslümanlardır. Ve biz bunları televizyonlarda hiç duymadık uzun süre, sonra televizyon bunu da duyuran bazı kişilerin de elinde var olunca genel medyada çok az da olsa yer alır oldu. Sonra bu oran değişti sonra twitter çıktı facebook çıktı ve artık Başbakanla birlikte Türkiye bu olaylarda hem duyan duyuran ve de Tüm dünyaya karşı taraf olan bile oldu.

Bu olaylara seyirci kalmak yetmiyor. İnsanların ölmesine üzülmekle olmuyor. Bugün düşünüyorum da bir müslümanın ölmesine seyirci olmak ne acı. Bu modern dünyanın en büyük oyunu kimin kime ne kadar net düşman olduğunu gizleyerek düşmanlık ve katliam yapabilmesi. Arka planlardan perde arkalarından önde birilerinin sahiplenmesini flu kılacak argümanlarla gerçekleşen katliamlar. Üzüyor ama tam sahiplenemiyorsun. Tam hissedemiyorsun. Ama diyorsun, acaba oluyorsun. Zaten o kadar ölüm görmeye alıştırmışlarki.. O kadar uyutulmuş ki vicdanımız. Bir video görüyorsun insanlar öldürülüyor, dövülüyor vuruluyor ama algılayamıyorsun. Bir film gibi geliyor..

Ama şu çok net şiddet çok büyük arttı. Ben hissediyorum ki zalimlerin üzerine çok büyük bir felaket gelecek. Zalimlerle bir olan ve onlara ses çıkarmayanlar da bundan kendi paylarına düşeni alacaklar. İnsandan adalet beklemek olmaz. Adı üstünde insan sonuçta, ama mazlumun ahı da yerde kalmayacaktır. Hiç bir zaman da kalmamıştır. Kendisini düşünen bunun dışındaki herşeyi böcek gören yok sayan şiddet uygulamakta sindirmekte hak görenler çok acı çekecekleri feci hallerle karşılaşacaklar hissediyorum. Allah zalimlere cezasını verecek inşallah.

26 Temmuz 2013

Yokuş aşağıya inerken artık bir özet gibi..

Uzun zamandır kitap okuyamıyorum. Yazmaya vakit ayırmayı bırak zihnimde an ayıramıyorum. O kadar youn ve odaklı doluyum ki. Artık son zamanlarda zihnim beynim hatalar vermeye başladı. Konuşuyorum ama ne dediğimi bilmiyorum. Katmanlar halinde aklımda binbir düşünce. Biraz fazla konsantre oldum galba. Hep küçük şeyler arzu ettim basit sade ve yalın karmaşık olmayan tenha şeylerin mutluluk ve huzur getırdığını dusundum ama hep bunlara ulaşmayı çok dev hayallerın sonrasına kurguladım. Hala da aynı şeyi yapıyorum. Yanlış yaptığımı bile bile yanlış yapıyorum.

Herşeye ramazan o kadar iyi geldi ki. Gerçekten çok seviyorum bu ayı. Huzur doluyor insan. İbadet etmenin Allaha onun rızası için ibadet etmenin onun emri olduğu için kendine fren koymanın huzuru ve ödülü sanırım ki. İnsan dünyevi olarak ne halde olursa olsun kendisini harika hissediyor. Ruhu o kadar rahatlıyor ki..

Bugünlerde bir din savaşıdır sürüp gidiyor. İnananlarla inanmayanlar arasında bu savaş her platformda her zaman sürecektir. Bunu garipsemiyorum. Ama inananlarla inananlar arasında ego savaşlarını anlayamıyorum. Ne kadar ahmaklar. Bugün islama hizmet eden müslümanlara saygın huzurlu bir hayat sunmaya çalışan kim varsa ona engel olmak ego için yolunu kesmek güçsüzleştirmek ne kadar fena. Cahillik kötü birşeydir ama cahilliğini bilmek bir erdemdir. İşte bu cahilliğini bilmeden cahil olanlar var ya beni çok üzüyor.

Bugün elimde imkan olsa nesillerin cahilliğine karşı ve düşkünlerin onurlarını kırmadan rahat etmesi için birşeyler yapmak isterdim. Bu beni çok mutlu ederdi. 24 saat bunun için çalışmak isterdim. Allah nasip eder de bir gün yapabilirim inşallah.

Bir zamanların hayal yılları olan 2013 ü de yarıladık ve geçiyor günler. 90 larımda 2000 yılının ulaşılması zor bir yıl olduğu zaman düşünürdüm 2010 2011 2012 2013 diye.. bana çook uzakta gelirdi. Oysa şimdi bakıyorum geldi gidiyor bile. Bu sene hem güzel şeyler oldu hayatımda hem de acı şeyler. Bu hayatta en sevdiğim insan vefat etti. Özlüyorum. Sesinin anlattıklarının güzelliğini duymak neşesinin bulaşıcılığı. Kalbinin etrafına tesiri..

Bir yandan da hayatım boyunca aradığım insanı buldum. Kalbi yumuşacık. Kalbinden bana yansıyan herşey beni daha da güzelleştiriyor. Kalbinden yüzüne herşeyine ellerine yeteneklerine yansıyan herşey başka insanlarda da mutluluk açtıran bir güzellik.. Çok şanslıyım. Ruhum kararmış ve yok olmanın eşiğindeyken bugün neşe ve coşku dolu. Ne güzel insanlar bunlar ki varlıklarıyla etraflarına güzellik saçmak gibi bir yetenekleri var.

Hayatta olumlu olmayı pozitif olmayı sevgi ile dolmayı kim olursa olsun yargılamadan insan olmadığını bas bas baırmadıkça herkesi sevmeyi öğreniyorum. Bazen biraz yavaş ama oluyor..

Hep bir laf var kulaımda bu aralar. Eden kendine eder.
Ne bahaneler bul kendini neye ikna edersen et eden kendine eder bu gerçeği yok edemiyorsun gizleyemiyorsun..