21 Ağustos 2011

Hayat

Herşey aynı. yazanlar, yazarlar, okuyanlar, eleştirenler, yaşayanlar, bakanlar, görenler, konuşanlar, beyinsizler. vs. vs.

Hayat tam gaz son sürat değişmeye fırsat bulamadan aşınarak yozlaşarak aynen devam.

Ben

Ben değişiyorum. Giderek değişiyorum. Kendim için harika yönde benim dışındakiler için bilmiyorum. Banane.

Çok net içimde birşeyi büyüttüm. Beni. Ben varım bende, benden başka da birşey yok. Kalbime dokundum. Ruhumu dinledim uzunca. Geleceğime baktım dikkatlice. Ve tesbit ettim eksikleri. Yazdım alt alta. Başladım sonra sırayla. Bazen çok sesler çalındı kulağıma. Neden konuşur insanlar bilmem. Ben de konuşurum ama ben kendim için konuşurum. Dinlenmeyi umursamam dinleyen varsa o onun sorunudur. Dinlemiyorlarsa da onların sorunudur. Ama dinlenmeyi uman isteyen ve üsteleyen insanlar var bunu anlamsız buluyorum. Bugün hala varlıklarını anlayacak kadar düzelmemişim ama yarın bunu da anlamayacağım çünkü tüm eksiklerim hızla kapanıyor tüm yanlışlarım doğrulanıyor.

Hayat doğru ben doğru. gidiyorum. takılmadan.

11 Ağustos 2011

Eksik

Hep birşeyler eksik. Hep içimde bir kocaman boşluk. Deliler gibi her onume çıkan yerde doymayı arıyorum.
Çırpınıyorum ama yok nafile..

Her yerden hayalkırıklığıyla dönüyorum.
Ah şu zihnimdeki takıntıları kırabilsem de özgürce aradığıma tamamen koşabilsem. Kendimi neden engellediğimi bilmediğim ve anlayamadığım halde boşluktan yakınarak geçen zamanlar.. Öyle gidiyor gidiyor işte..

Suyun şırıltısını duyuyorum. O serinliğin nemini alıp ferahlamanın özlemini içimde büyütüyorum ama nerede işte tam nerede onu görüp de koşup doya doya kana kana içemiyorum. Biliyorum orada işte. Ayaklarım gitmiyor. Anlamsızca..


Çok yorgunum çok.
Her geçen bir iz bırakıyor.

6 Ağustos 2011

Depresyon

Sanırım çok derin bir depresyondayım bir suredır ve bunu dısa vurmam bıssuru post yazmam lazım ama bıse cıkmıo.
bunu cok anlamıs dıılım
depresıfken ıcerıı dıse dokunur yada dııl bıssuru kapkaranlık yazı yazardım ama neden bıse yazamıorum cozemıorum.
hem depresıf hem de bloklanmıs olmak benı cok huzursuz edıo
depresyonun bana zarar vermemesını sankı bu yazılarla saalıordum gıbı hıssedıorum ve yazı yazamazsam bu sefer kalıcı bır hasar vercek bu depresyon dıye korkuyorum.

kendımı duzenlemem lazım
dusunce sıstemımde bır arıza var sanırım.
dısa vurma aksıyonlarım uyumsuzlastı.
alert alert

1 Ağustos 2011

Mecnun ve devesi

Mecnun bir gün kesin karar vermiş, (Leyla’yı görmeye gidiyorum) demiş. Devesini hazırlayıp yola çıkmış. Leyla’nın köyüne doğru sürmeye başlamış; ama tesadüfen iki üç gün önce de devesi doğurmuş. Tabii Mecnun bu, yola çıkınca zikirle meşgul oluyor, deve de bunun zikirle meşgul olduğunu anlayıp sezdirmeden, geri, yavrusunun başına geliyor. Mecnun, ne kadar zaman sonra kendine gelince, (Ben neredeyim acaba?) diyor. (Allah Allah, aynı yerdeyim, bunda bir tuhaflık var; ama dur bakalım, herhalde biz yanlış yere sürmüşüz) diyor, tekrar Leyla’nın köyüne deveyi sürüyor.

Bir müddet gittikten sonra yine zikirle meşgul oluyor. Deve yine bunun zikirle meşgul olduğunu anlayınca, sessizce dönüp yavrusunun yanına geliyor. Mecnun, bir müddet sonra kendine gelince, (Ben nereye geldim acaba, Leyla’nın köyüne geldim mi?) diye bakıyor, yine aynı yer, (Bunda bir tuhaflık var) diyor. Bakıyor ki, deveyi nereye sürerse sürsün, yavrusunun yanına geliyor. O zaman durumu anlıyor. Deveye, (Arkadaş, sen kendi âşığınla yanıyorsun, ben kendi âşığımla yanıyorum. Biz, ikimiz bir araya gelemeyeceğiz. Senin âşık olduğun, yavrundur. Benim âşık olduğum, Leyla... Bunlar farklı şeyler, o halde biz seninle anlaşamayacağız, ben yayan gideyim bari) diyor.

Demek ki, ayrı düşüncelere sahip kimselerin, aynı gaye etrafında toplanmaları, zor veya imkânsız oluyor.

Aşk

Sevmeyi bilmeyen gerçek aşkı bilemez.
Sevmek varlığını sevdiğinde eritmektir.
Gerçek aşk işte bundan sonra ortaya çıkar.
Ve gerçek aşk asla bitmez, azalmaz.
Gerçekse bir aşk şüphede değildir.

Bu kadar güçlü bir sevgi ve aşkı kaldırabilecek bir insan yoktur.
Bir insana aşık olan kendini de onu da yakabilir.

28 Temmuz 2011

33 Yıl

Dönüp de bakıyorum. Sırtımda bir dünya çuvalı bir de ahıret çuvalı. Biri dolu hatta taşmış aretık biri de bomboş. Hiçbirşey yok içinde. Önüme bakıyorum. Etrafımdakilere kafamdakilere hedeflerime isteklerime uğraşlarıma bakıyorum. Tek tek her günümü son 10 günümü ve yarınımdaki 10 gün boyunca yapmayı düşündüğümü planladığıma bakıyorum hepsi dünya çuvalına girecek şeyler. E be akılsız diyorum. Sonu olan bir dünya için hem de o sondan harcayarak yıllarını geçirdin doldurdun doldurdun ya sonsuz olan ahıret ve sonrası için olan çuvalın o bomboş. Ne yapacaksın bu dünyada ölüp de o sonsuz hayt başladığında.

Diyorum ama dinleyen kim...

23 Temmuz 2011

Son Yazı

Buraya yazıyorum ya bazen yazarken aklıma geliyor. Acaba bu son yazım olabilir mi?
Nereden bilebilirim değil mi. Belki de bu son yazım.
Kimin 1 sn sonra ölmemek için garantisi var ki..
Sonra bakıyorum son yazım bu mu olmalı
Bakıyorum yazdıklarıma ve bilemiyorum.
Son yazı nasıl olmalı ki.
Sanırım her yazım son yazım olmaya layık. Ne farkeder sonuçta benim beynimden çıkıyorlar ya.
Ama belki didaktik birşeyler olmasını da isterdim.
Burada yıllarca asılı kalacak bu yazı nede olsa belki 10 bin yıl daha burada böyle duracak. Kimbilir kimler gelip görecek.

Belki de vasiyet yazmalıyım son yazımda.

Tek dileğim şu olurdu herhalde.
- Ey bu siteden gelip de geçen, kendine dön ve bak eğer inançsızsan git islamiyeti araştır oku öğren ve müslüman ol huzuru yada her neyi arıyorsan bu dünyada bulamazsın ama islamiyete tutunursan bu ve öbür dünyada bulursun yoksa halin yaman.

- Ey bu siteden gelip de geçen, eğer müslümansan git islamiyeti iyice öğren dünyada huzur ancak islamiyeti tam öğrenip allaha tam teslim olup kalpten iman etmekle mümkün. Eğer bunu başarırsan bu dünyada öldükten sonra başlayan gerçek sonsuz hayatta da mutlu olursun yoksa tersi felaket.

www.dinimizislam.com islamiyetle ilgili her soruna cevabı bu siteden bulabilirsin. Bu sitenin yazarına da dua et. Allah onu affetsin.

Allahım sen beni affet. Çektiğim sıkıntılardan kurtar beni. Amin.