Killing them softly
Çok güzel işlenmiş nefis bir film. Ekonomik sıkıntıyı, liderlerin orada burada çıkıp söylediklerini, korkunç tabuların tabusu bir kiralık katil diyaloğunda boğup dalga geçmek. Harika..
dümdüz bir ovada çimlerin arasında koşarken ayağınıza batan diken sizi duraklatır ve keyfinize iki damla limon sıkar ya işte onun gibi birşey...
Çok güzel işlenmiş nefis bir film. Ekonomik sıkıntıyı, liderlerin orada burada çıkıp söylediklerini, korkunç tabuların tabusu bir kiralık katil diyaloğunda boğup dalga geçmek. Harika..
Ben gerçekten bu filmleri neden beğendiğini anlayamıyorum insanların ve çok merak ediyorum. 3 saat boyunca bir de 3D maruz kalınan bir işkence oldu benim için..
Tamamen yaşadığımız hayatın bir alternatif hayatlaştırılmış hali ama hiç bir anlamı yok ne bana neşe katıyor ne heyecanlandırıyor anlamsız bir avuç çirkin kısa boylu erkeğin zaten gündelik hayatta görüp şahit olup içinde yaşadığımız saçma sapan huylar ve huysuzluklarla dangalakça yaşayışlarının hikayesi.
Hani bir bilimkurguyu anlayabiliyorum. İnsanın düşünmediği şeyleri hayal edip yeni fikirler katabiliyor, bir dramı, bir biyografiyi, destansı bir hikayeyi anlayabiliyorum ama ne zaman geçtiği belli olmayan karakterlerinin hiçbir çekiciliği olmayan komik olmayan sevimli olamayan bir hikayeyi anlayamıyorum. Yok fantezi dünyasıymış yok elf dili varmış yok kötü varmış yok iyi varmış falan da filan da ulan yaşadığımız hayatta da bunların aynısı var..
yüzüklerin efendisi de böyleydi, avatar da böyleydi.. herkes bayıla bayıla gidip seyretti. Ben de onları şaşkınlıkla izledim.
Çok gelecek vadettiğini düşündüğüm, olgunlaştıkça keyifli olacak bir site açılmış. Bence herkes üye olmalı ve o evimizin ofisimizin yaşadığımız alanların keyif aldığımız özenip bezenip tasarlayıp dekore ettiğimiz kendmizi yansıttığımız alanlarını burada paylaşmalı.. Ben Decosetterı beğendim..
Vaha.. Düşünün. Çöl sıcağında.. bitap düşmüşsünüz. Tükenmişsiniz. Umudunuz da yok. Yanınızdaki son damla suyu içeli saatler olmuş. Ağzınızın içi kuruma noktasını geçmiş, diliniz kemikleşmiş.. Halüsinasyon ama acı veren halüsinasyonlar görüyorsunuz adeta. Ve daha ileriye gitmenin anlamsızlığı içinde son bir kez daha göz alabildiğine kum sıcak ve ulaşılmaz duran yakıcı gökyüzü dışında hiçbir şey olmayan dört bir tarafınıza bakarken yeşillikler içinde kocaman dallarından büyük yaprakların sarktığı bir ağacın gölgesinde kenarında sazlıklar olan bir küçük göl, öylece duruyor. İnanmıyorsunuz ama bir adım atıyorsunuz.
Kuşkucu bir bakışla adımlar birbirini takip ediyor ve adımlar koşar adıma derken takatsizlikten yere kapaklanılmış ama hala görüntünün kaybolmamasından alınan güçle umutlu bir sürünmeye dönüşüyor. Mutluluk. Zevk. Sonsuza dek orada yaşama isteği. Sizden daha fazla bir vahanın değerini bilecek kimse olamaz...
Mutluluk. Ama işte inanacaksın. Köşeden kafanı uzatıp bakacaksın, göremiyorsan hala gözlerini kısacaksın görmeye çalışacaksın daha da yaklaşacaksın. İşte sonra birden bütün aydınlık enerjisiyle güneş doğacak ve sen hala aradığın için tüm çıplaklığıyla mutluluğu bulacaksın. Aslında hep orada hep yakında sadece kendini karanlığa ve onu bulamadığın yerlerde ısrarla debelenmeye bırakmazsan bulabileceğin yerde..
dümdüz yürü ezilsin kaldırım taşları..
Düşünmeden oturmak ve karşıya bakmak. Uzunca bir süre öylece durmak. Sonra yavaş yavaş kendini düşüncelere teslim etmek. ama sadece mutluluk verenlerine. Hayat normalde seni ne kadar senin istemediğin öğeleriyle de ele geçirmeye çalışsada eğer başarabilirsen zihnin sadece sana ait.
Bu çok güzel birşey. Sadece hoşuna giden şeyleri var edebilirsin düşüncelerinde.. Ve sadece hoşuna gidecek şekilde de varlıklarını devam ettirebilirler. Gerçek yada hayal hepsi istediğin gibi..
Saatlerce düşüncelerinde yaşanabilecek mükemmellik. Gerçekten bunları deneyimlemeye alıştıktan sonra çok az şey dünyada tatmin edici ve yaşanılası oluyor. Ama elbette çok boyutlu gerçek hayatta yaşanabilecek devamlı sürekli ve bozulamayan bir mutluluk birden fazla duyu organından beyne aktarılırsa verdiği keyif kat kat fazla olabiliyor.
Şunu söyleyebilirim ki.. Sevgi ve sevmek bunlardan biri.. Seni seven ve seninde aynı dozda seveceğin ve sevmesinden mutlu olacağın bir deneyim yaşamak tadılması gereken bir durum. Yaşayamayanlara dilerim. Tek sıkıntı bunu kaybetmemek yada kaybetmemek için bir süre sonra sorunlarla boğuşmak durumunda kalınabilme ihtimali..
Gri bir bulut uzaktan yavaş yavaş gelir görürsünüz. Diğerlerinden farklı.. Bir an düşünürüm neden diğerleri beyaz ve o gri. Mavi gökyüzüne bakarım. Aydınlığın güneşin verdiği parlaklığın rengini duyumsarım. Bunların hepsi şu bir anın büyüleyici gerçekleridir.
İşte o gri bulut her geldiğinde içimde bir şeyler yiter gider. Bazen buna karşı durmayı griye değil de içimdeki canlılığa tutunmayı isterim. Ama önünde gri dururken sana aydınlığa bağlanman için de bir neden yokken. Tek görünen yol dümdüz olandır.
Artık duruyorum. Bakıyorum. Gri mi diyorum. Seni de seviyorum diyorum. Ama uzaktan..